|
Akupunktur Nedir?
Vücutta belirli noktalara iğneler batırılarak yapılan
tedavi yöntemidir.Akupunktur:
ik i kelimenin birleşiminden meydana gelmiş bir kelime.
Acus:
iğne
Puncture:
batırmak
Yani (acupuncture) akupunktur: İğne batırmak demek.
Akupunktur tedavisi: Yeri ve özelliği olan belirli
noktalara, akupunktur eğitimi almış bir akupunktur
uzmanı tarafından, belirli bir süre akupunktur iğnesi
batırılarak yapılan tedavi demek.
Bu tedavinin beş bin yıllık bir tarihi vardır.
Akupunktur felsefesine göre, insan vücudunda 12 çift 2
de tek olmak üzere 14
meridyen vardır. (Ayrıca esktra
meridyenler de var.) Bu meridyenlerin üzerinde de 360
tane akupunktur noktası bulunuyor.
İnsanın doğuşundan itibaren vücudunda var olan ve
“Çİ”
adı verilen hayat enerjisi, bu meridyenlerden 24 saat
süreyle bir ömür boyu kadar akıyor.
Vücuttaki denge sistemi
Doğada , nasıl ki “gece-gündüz”, “soğuk-sıcak”,
“acı-tatlı” gibi zıtlıklar dengesi varsa, insan
vücudunda da böyle zıtlıklardan oluşan bir denge sistemi
vardır.

Bu sisteme “yin” ve “yang” dengesi denir.
Sağlıklı kimselerde bu denge yerindedir. Bu denge
bozulmaya başladıkça rahatsızlık ortaya çıkmaya başlar.
İleri derecesi, hastalık dediğimiz bozulmadır.
Bir otomobil düşünün... Nasıl sıfır km otomobil,
kullanmaya başlandıktan sonra (kullanmaya da bağlı
olarak) zaman içinde arızalar vermeye başlar ve ne kadar
iyi bakılırsa bakılsın bir zaman sonra eskir, tıpkı
insan vücudu da böyledir.
Doğuşta insan da her bakımdan sıfır km’dir. Ancak
zamanla bizi de bazı sıkıntılar bekler ve doğuşta bir
denge üzerine kurulu sistemimiz etkilenir.
O zaman ağzımızdan bu ve benzeri şöyle cümleler dökülür:
“Yorgunum, Ağrılarım var,
Hiç keyfim yok, Hastalandım, Rahatsızım”
Aslında size bu sözleri söyleten şey, vücuttaki enerji
akışının bir şekilde kesintiye uğramış olmasıdır.
Peki ne sebeple vücuttaki denge bozulur. Neler etkendir?
Binlerce sebebi vardır. Ama sayalım birkaç örnek...
* Aşırı sıcak ve soğuklar,
* Cereyanda kalma,
* Hava kirliliği,
* Nemli ve rutubetli ortam,
* Beslenme bozukluğu,
* Stres, gerilim, öfke,
* Zor hayat şartları,
*Yürüyüş ve hareket azlığı
* Hormonlu sebzeler,suni gıdalar , yağlı ve şekerli
yiyecekler ,
* Fast food tarzı, ayakta ve hızlı beslenme,
* Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler,
* Tuvalet alışkanlığı bozukluğu, hep bu dengeyi
etkileyen sebeplerdendir
Vücuttaki denge
bozukluğu, bildiğimiz elektrik kesintisi gibi birden
bire mi olur?
Hayır. Vücudun otokontrol sistemi vardır. Ancak sürekli
zorlamaya zaman içinde vücut yenik düşmeye başlar.
Akupunktur enerji
dengesini nasıl sağlıyor?
Akupunktur
meridyenler üzerindeki
akan enerjiyi kontrol eder. Hayat enerjisinin dağılımını
ve organlara transferini düzenleyerek enerji dengesini
sağlar. Akupunktur
tedavisi bozulan dengeyi düzeltir ve denge sistemini
kuvvetlendirir. Zaten o sebeple, sağlıklı insan dahi
yılda bir kür akupunktur tedavisi olup, var olan
dengesinin bakımını yaptırmalı ve hastalıklara karşı
dengesini korumaya almalıdır.
Hastalanan insanın
dengesi bozulmuş demek midir?
Akupunkturla tedavi olduğunda bu denge düzelecek ve
hastalık da ortadan kalkmış olur. Böylece ilaçların yan
etkisinden de kurtulmuş oluruz.
Çİ
Enerji
ölçümü yapabiliyor muyuz?
Evet merkezimizde bulunan
AcuGraph
II
cihazla
Çİ enerji
durumunu ve dengesi hatasız olarak ölçümü yapılabilir.
Hangi hastalıkların
tedavisinde akupunktur kullanılmaktadır?
Dünya Sağlık Örgütü
verilerine göre yüzlerce hastalıkta kullanılması
önerilen bu tedavi şekli daha çok ağrılı hastalıkların
tedavisinde ün kazanmıştır. Günümüzde, Kilo problemleri
(buna bağla yüksek tansiyon, sırt ağrıları v.b.) ,
alışkanlıklar (sigara ve çeşitli madde), baş ağrıları,
migren, boyun, omuz , bel vb. eklem ve kas ağrıları,
sedef, akne,egzamalar, alerji, astım, uyku problemleri,
romatizmalar, bir çok kadın hastalıkları , halsizlik,
immün yetmezlik gibi birçok hastalıkta bu tedavi başarı
ile kullanılmaktadır.
Akupunktur- ilaçsız
tedavidir.
Bazı tıp doktorları
bile, akupunktur felsefesinin ilaçla tedaviyi yok
saydığını söylemekte.
Kesinlikle hayır.
İlaçlar da insan
içindir, ama eğer hastalık ilaç almadan da
iyileşebiliyorsa, daha iyi değil mı? Neden daha iyi?
Çünkü, her ilacın yan
etkisi vardır. İnsan çaresiz kalınca yan etkisine de
razı olarak o ilacı alır.”
Sonra her hastalığa ilaç vermek çözüm müdür?
Çözüm olmadığı biline biline ilaç vermeye devam etmek
etik midir?
Her insan ilaç kullanabilir mi?
Elbette ki hayır.
Netice olarak biz diyoruz ki, hasta tedavisinde şu nokta
çok önemli:
“Tedavide amaç, herhangi bir hastalığa mutlaka ilaç
vermek değil, o hastalığı en az yan etkili bir metotla
tedavi etmektir.”
Eğer temel amaç bu olursa, önyargılar atılır, hiç vakit
geçirmeden hasta için faydalı olan tüm tedavilerden
yararlanılır.
Önemli olan vücudun denge sistemini düzenlemek ve
korumaktır. Öyle olunca vücut kendi ilacını kendisi
üretir zaten...
Vücut kendi ilacını kendisi üretir
Dışarıdan aldığımız
ilaçların çoğunu aslında vücudumuz kendisi de
üretmektedir.
Nasıl?
Neden şimdi yeterli
kadar üretmiyor?
Şimdiye kadar hep ilaçla mı yaşamışız?
Demek ki şimdiye kadar
vücudumuz kendi ilacını üretiyormuş değil mi? Şimdi bir
aksaklık olmuş, denge bozulmuş.
Bu durumda ilaç üreten mekanizmayı harekete geçirmek mi
daha karlı, yoksa dışarıdan ilaçla desteklemek mi?
Evin hanımı mis gibi yemek
yaparken siz dışarıdan yemek getirirseniz bir zaman
sonra hanım yemek yapmak ister mi?
Örneğin, böbrek üstü bezlerimiz kortizon üretmektedir.
Ama siz tutar da, acil ya da zorunlu olmadığı sürece,
bir rahatsızlığın iyileşmesi için dışarıdan kortizon
almaya başlarsanız, vücutta kortizon üretimi bir süre
sonra durur. Böbrek üstü bezleri bir süre sonra kortizon
üretemez hale gelir.
O
zaman ne olacak? Bir ömür boyu kortizon mu alacaksınız?
-Peki vücut bu ilaçları kendi kendine nasıl üretiyor?
-Yaratılışta kalp nasıl kendi kendine çalışıyorsa,
akciğer nasıl kendi kendine kirlenen kanımızı
temizliyorsa, adrenalin gibi, kortizon gibi histamin
gibi birçok ilacı da kendi kendine üretiyor. Bu insanın
yaratılışında var olan bir özellik...
Önemli olan bu ilaç üretim merkezlerini köreltmemek ve
sürekli çalışır halde tutmaktır. O zaman ilaç lazım
olduğunda hiç merak etmeyin beyin harekete geçer ve
gerekli emri verir.
-Akupunkturun buradaki fonksiyonu nedir?
-Vücuttaki ilaç üretim merkezlerine bu uyarıyı
yapmasıdır.
Dolayısıyla ilaçların olduğu her hastalıkta akupunkturun
inkar edilemeyecek bir yeri vardır.
Sadece romatizmanın yüzlerce çeşidinin büyük bir
kısmında çok etkili neticeler alınmaktadır.
Bir genelleme yapacak olursak ilaçla tedavi görecek olan
her yüz hastanın seksenini akupunktur ile tedavi etmek
mümkündür.
Zaten bugün birçok ilaç firması da, kendi
açıklamalarında, hastalıkların artık 1/3’ünü ancak
tedavi edebildiklerini açıklamaktalar. Bunu dünyaca ünlü
bir Alman ilaç firmasını gazetelere verdiği açıklamada
belirtmiştir. Zaten bugün birçok hastalığın halen
çaresiz olması da bu açıklamayı doğrulamaktadır.
Akupunkturun etkileri
Akupunkturun nasıl etkili olduğu konusunda çeşitli
araştırmalar yapılmıştır. İşte elde edilen bazı
sonuçlar:
-Akupunktur vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek
direncini artırıyor. Böylece hasta herhangi bir
enfeksiyona daha az yakalanıyor. Daha az enfeksiyon
demek daha az rahatsızlık demektir.
-Hastanın duygusal durumu kontrol altına alınıyor.
Böylece stres , sıkıntı, depresyon gibi durumların
ortaya çıkmasını önlüyor var olanları da bardağı
taşırmayacak derecede tutuyor ve böylece tedavi ediyor.
-Vücudun kendi steroidini salgılanması sağlanıyor.
Böylece yara içeriden tedavi ediliyor. Dışarıdan alınan
steroid çocukların büyümesini engellediğinden ,
akupunktur tedavisi dışarıdan steroid alımını
bıraktırarak çocukları bu tehlikeden kurtarmış oluyor.
-Alerji reaksiyonlarını oluşturan salgılar azalıyor.
-Alerjik reaksiyonda en önemli rolü üstlenen
immünglobülin-E akupunktur tedavisi sonrası ciddi
anlamda azalıyor, örneğin 900 üniteden 200 üniteye
düşüyor.
-Vücudun genel dengesini düzeltiyor.
İğne batırmanın etkileri
Akupunktur iğnesinin
vücuttaki etkilerini iki ana başlıkta toplayabiliriz:
1-Objektif etki:
A) Analjezik etki
* Ağrı eşiğini yükselterek elde edilir.
* Total duyu kaybı yoktur. Etki hemen görülür.
* Doku ve organların iyi kanlanması temin edilir.
* Endorfinler salgılanarak elde edilir.
B) Sedasyon etkisi
* Beyinde seratonin, endorfin vb gibi maddeler ortaya
çıkmasıyla elde edilir.
* Sedasyonun raphe sistem, bazal ganglionlar
veparamatioreti külarisin aktivasyonundan olduğuna
inanılır.
*Akupunktur uygulaması esnasında beyin dokusunda bazı
metabolik değişiklikler olduğu rapor edilmiştir.
Örneğin, dopamin artışı tespit edilmiştir. Dopamin
eksikliğine bağlı oluşan bazı mental hastalıklarda ve
parkinsonda akupunkturun etki mekanizması bu şekilde
açıklanabilir.
C)Homeostatik etki:
* Sempatik ve parasempatik sistemi dengeleyerek, ter
salgısını, böbrek çalışmasını, kalp ve solunum
fonksiyonlarını ayarlayarak sağlanır.
* İyon dengesini ayarlar.
D) İmmun stumulan
(Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici) etki
*Vücut direcini artırır. Bu işi lökositleri, antikorları
ve gama globulinleri artırarak yapar. Enfeksiyonlarda da
bu özelliği sebebiyle etkilidir.
*Antikorlarda artış
* İmmünglobolinlerde artış
* GAMDE dediğimiz globolinlerde artış sağlanır.
E) Psikolojik etki
* Bu etkiyi hipnozla ya da telkinle karıştırmamak lazım.
İkisi arasında farklar vardır. Örneğin;
*Akupunkturun etkisi her kişide ve hayvanda değişik
derecelerde izlendiği halde, hipnoz toplumun % 10 –
15’ini ancak etkiler.
*Akupunktur analjezisi ile acil cerrahi müdahale, acil
hasta tedavisi yapılabildiği, migren nöbeti, siatik
düzeltilebildiği halde; hipnozla anestezi için uzun bir
hazırlık dönemine gerek duyulur.
* Hipnozda hareketler robot gibidir. Akupunkturda
sponton jest ve mimikler vardır. Hatta iğneleme
bölgesine lokal anastezi yapılması akupunkturun etkisini
yok eder. Nalokson aneljezik etkiyi yok eder.
Bütün bunlar akupunkturu hipnozdan uzaklaştıran nöral
etkileri düşündürür.
F) Motor fonksiyonlarda
iyileşme
* Paralizi vakalarında geç dönemlerde bile akupunktur
tedavisinden cevap alınır.
* Şahsın çalışma gücü artar.
* Sporcular daha fazla enerjiye sahip olur.
* Kas kriş ve kemik yapısını kuvvetlendirerek vücudun
direncini arttırır.
* Diz bel ve ayak yaralanmalarında tamir ve onarımı
çabuklaştırır.
2-
Subjektif etki
* İğne batırılan yerde hafif ağrı.
* Biraz gerginlik hissi.
* Biraz ağrı hissi
* Yüzeysel dokuda biraz kuntluk
* İğne çevresinde lokal kas spazmı
|