|
Kireçlenme deyip geçmeyin
Kendinizi suçlamayın
Her organ görevini yapacak

İnsan hareketsiz kalamaz
Kireçlenme (osteo artrit) nedir ?
Neler sebep olur ?
Hangi yaşta görülür ?
Nerelerde olur ?
Belirtileri nelerdir ?
Ne yapmalı ?
Spor yaparken dikkat
Akupunktur ve kireçlenme tedavisi
Kireçlenme deyip
geçmeyi
Sizi çok iyi anlıyoruz…
“Sabahları kalktığınızda her tarafınız kırılıyor… Adım
atacak haliniz olmuyor.
Doğru diyorsunuz, birkaç aydır şöyle dizlerimi büküp de
oturamıyorsunuz.
Evet evet dizlerinizi bükerken çıtır çıtır ediyor.
Bileklerinizde ve parmaklarınızda inceden inceye bir
sızı var.
Eklemlerinizde sürekli bir ağrı var…
Haklısınız… Sizin vücudunuz feryat ediyor…
Zavallıyı niye böyle hareketsiz bıraktınız ki?
Siz hiç merdiven çıkmıyor musunuz? Hep asansör mü
kullanırsınız?
İş yerinizde sürekli sandalyede oturur gibi, dizleriniz
sabahtan akşama kadar hep bükük mü kalır?
Haydi işinize yürüyerek gitme imkanınız yok, iş yerinde
olsun arada bir kalkıp şöyle dolaştırmaz mısınız
kendinizi?
Kuzum siz hiç hareket ettirmez misiniz bedeninizi?
Aaa ama kendinize çok haksızlık ediyorsunuz.
-Niye mi?
E canım bakın gözünüz var, görmede kullanıyorsunuz.
Eliniz var sürekli kullanıyorsunuz, kulağınız var
duyuyorsunuz. Peki, bu ayaklarınız sadece sizi ayakta
tutmak için mi? Beliniz sadece sizin dik durmanızı
sağlamak için mi?
Eklem yerleriniz hiç kullanılmayacak mı?
E o zaman siz bilirsiniz.
Size bir şey diyeyim mi? Sürekli hareket etmeyen diz
eklemi elbette bir süre sonra hareket etmeyi
unutacaktır.
El ve kol bilekleriniz görevini unutmaya başlayacaktır.
O zaman ne olacaktır, işlemeyen o bölgeler pas
tutacaktır.
Tıpkı işlemeyen demirin pas tuttuğu gibi…
Kendinizi suçlamayın
Yok hemen kendinizi suçlamayın. Tamam
şimdiye kadar bilmeden vücudunuzu ihmal etmişsiniz. Ama
inanın bu ihmali yapan bir tek siz değilsiniz.
Bilimsel araştırmalara göre ülkemizde en az yedi milyon
insanımızda ve elli yaşın üzerindekilerin hemen yarıya
yakınında bu şikayet var.
E doğru söylüyorsunuz, toplum olarak ister istemez
günübirlik yaşıyoruz.
Kendimizi düşündüğümüz mü var?
İşte, ağrımız sızımız da olmasa sağlığımız aklımıza bile
gelmiyor.
Ama ne yapalım arkadaş, şehir hayatı bizi sanki robot
yaptı robot…
Ne doğru dürüst yürüyüş yapacak bir alana sahibiz, ne
spor yapma imkanımız oluyor. Tıkılmışız apartman
katlarına... İşte akşam evdeyiz sabahleyin de bin
arabaya doğru işe…
Ee iş yerimizde de hareket etme imkanımız yoksa… Masa
başı bir iş yapıyorsak… Öyle olunca da ister istemez o
güzelim vücudumuzu ihmal etmiş oluyoruz.
Her
organ görevini yapacak
Sağlık bu, hiçbir şeye benzemiyor
arkadaş…
Sağlıklı olmak için vücuttaki her organ görevini
yapacak.
-Nasıl mı? Anlatalım…
Kalp sağ olsun kendi kendine çalışıyor. Eh midemiz de
maşallah ne yersek hazmediyor. Gözümüz görüyor kulağımız
duyuyor çok şükür…
Peki ya dizlerimiz? Ya kollarımız? Ya ayaklarımız, ayak
bileklerimiz?
Belimiz, omzumuz? Bunlar vücudun üvey organı mı?
Onların suçu, siz istemeyince hareket edemiyor olması
mı?
Ama onlar da vücudun olmazsa olmaz organları değil mi?
Bir memur düşünün ki, sabahtan akşama kadar masa başında
oturuyor. Akşama kadar sandalyedeki bir insanın dizi
sekiz saat sürekli bükülü kalırsa o eklem yeri
hareketsizlikten pas tutmaz mı?
Bu kişinin dizleri hareketsizlik sebebiyle özelliğini
kaybetmez mi?
Hiç eğilip doğrulmayan, yürüyüş yapamayan kişinin boynu,
omuzları beli hareketsizlik sebebiyle özelliğini
kaybetmez mi?
Eder…
Onlar da bu vücudun organıdır. Onlar da hareket halinde
olacak.
Laf lafı açıyor, hani şu namaz kılma olayı var ya, çok
enteresandır. Namaz kılarken vücuttaki el, kol, diz,
bel, boyun yani tüm vücut ve eklem yerleri, otomatikman
en azından günde beş kez düzenli olarak hareket
ettiriliyor. Doğrusu çok enteresan değil mi?
İnsan hareketsiz
kalamaz
Neyse biz konumuza gelelim. İnsana
yapılacak en büyük kötülük onu hareketsiz bırakmaktır.
Bir insan eğer yürüyüş yapmıyorsa, asansör alışkanlığı
sebebiyle hiç merdiven çıkmıyorsa, beden hareketi
yapacak bir işte çalışmıyorsa, sadece masa başı iş veya
beyin işi yapıyorsa o kişi ister istemez kendini
gerçekten ihmal ediyor demektir.
Yapmayın…
İşleyen demir ışıldar sözünü kendinize uygulayın.
Eğer ayaklarınız var da yürümüyorsanız ayaklarınıza
yazık ediyorsunuz.
Kollarınız var da hareket ettirmiyorsanız onlara yazık
ediyorsunuz.
En basitinden sizi ayakta dik tutmaya yarayan belinizi,
hep oturur vaziyette tutuyorsanız bilmeden kendinize
yazık ediyorsunuz.
Kireçlenme
(osteo artrit) nedir ?
Kireçlenme romatizmal hastalıkların en
sık görülenidir. Kadınlarda erkeklerden daha fazladır ve
genellikle menopoz dönemine rastlar.

Halk arasında kireçlenme denilir ama tıbbi anlamda adı
''osteo artrit'' tir.
Eklem çevresinde ağrıya ve şişliğe yol açar.
Hareketlerde kısıtlanma ve zorlanma yapar.
Kronik bir hastalıktır.
Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar.
Neler sebep olur ?
Kireçlenmenin birçok ve kişiye özel
sebepleri vardır. Kiminde kalıtımsal olarak da meydana
gelebilir. Ama bir genelleme yapılacak olursa,
-Hareketsizlik,
-Aşırı şişmanlık,
-Eklemlerin aşırı kullanılması,
-Yaşlılık,
-Metabolik hastalıklar,
-Mikrotravmalar, (Asfalt delme makinesi ve benzeri
kompresör kullananlarda kollarda ve bütün vücutta
yaşanan titreme ve sarsıntı, ileride kireçlenmeye sebep
olur)
-Romatizmal hastalıklar
Hangi yaşta görülür ?
Bu konuda da rahatsızlık aslında kişiye
özel bir durumdur. Ama bilimsel araştırmalara göre bir
orantı yapılacak olursa;

Otuz yaş ve altındakilerde görülme ihtimali: % 1
Kırk yaş ve üzeri olanlarda görülme ihtimali: % 10
Altmış yaş üzerindekilerde görülme ihtimali: % 50
Yetmiş ve üzerindekilerde görülme ihtimali: % 70
Nerelerde olur ?
Dizlerde eklem yerlerinde görülür.
Özellikle parmak eklemlerinde görülür.
Ayak bileklerinde görülür.
Boyunda görülür ki bütün bunların en etkili tedavisi
akupunktur ve lazer akupunkturu tedavisidir.
Belirtileri nelerdir ?
Eklem yerleri ve çevresinde ağrı,
Eklem yerleri ve çevresinde şişlik,
Diz bükümünde ya da belirli hareketlerde çıtırtı sesi,
Sabahları eklem yerlerinde bir tutukluk yaşanması
yaşanıyorsa
Hareket kısıtlığı yaşanıyorsa, kireçlenmeden söz
edilebilir.
Ne yapmalı ?
Bu tür şikayeti olan kimseler aşırı ve
ani hareketlerden mümkün olduğunca kaçınmalı.
Yavaş ve düzenli hareket etmeli,
Düzenli yürüyüşler yapmalı,
Ağrı olmayacak derecede egzersiz yapmalı,

Akupunktur tedavisi olmalı.
Spor yaparken dikkat !
Futbolcular dizlerine, ayak bileklerine
ve ayaklarına dikkat etmeli,
Maratoncular dizlerine ve kalçalarına dikkat etmeli,
Güreşçiler boyun, diz ve dirseğe dikkat etmeli,
Bisiklet kullananlar ise dizlerine dikkat etmelidir.
Akupunktur
ve kireçlenme tedavisi
Kireçlenmenin tedavisinde, akupunktur
tedavisi bilinen tedaviler arasında en etkili olanıdır.

Çünkü;
-Akupunktur, eklem yerlerinde bulunan çapraz bağların ve
bağ dokularının kuvvetlenmesine sebep olur.
-Kanlanmasına sebep olur,
-Ağrıyı giderir,
-Bağışıklık sistemini düzelterek şişkinlik, gaz, ekşime,
kabızlık, gibi birçok rahatsızlığı ortadan kaldırarak
vücudun sindirim sistemini düzenler.
-Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.
-Ümmin sistemini dengeler,
-Uykusuzluk, sabah yorgunluğu, halsizlik, stres gibi
durumları ortadan kaldırır.
-Boyundaki yapısal bozukluğu tedavi ederek, beyne kan ve
oksijen gitmesini sağlar.
-Vücudu zindeleştirerek hareket kabiliyetini artırır.
-Ödem çözücü özelliği sayesinde, kireçlenme olan
bölgelerde kıkırdak doku ve çevresini rahatlatır,
böylece o bölgelerde damlar ve sinirlere yapılan baskıyı
önler.
-Kasların bağların eklem ve eklem kapsüllerinin
beslenmesini ve çalışmasını sağlayarak fleksibiliteyi
yani esnekliği artırır.
-Kireçlenme durumunda, zaman içersinde o kireçlenen
bölgenin kanla beslenmesinde yetersizlik görülür.
Bununla birlikte haraket azlığı yaşanır. Akupunkturla o
bölgenin kanla beslenmesini sağladığımızda, zaman
içersinde sorunlu eklemler ve çevresindeki bağ dokuları
tedavi edilmiş olur.
-Rahat hareket etme imkanı sağlanır.
-Bölece kireçlenme vakasından kaynaklanan sorunlar
giderilmiş olur.
-Eklem sıvısı normal salgılanmaya başlar.
-Eklemde sürtünme, şişlik ve ısı artısı yok olur.
-Akupunktur tedavisinin hiçbir yan etkisi yoktur. |