|
Akupunktur ile sigara nasıl
bırakılabilir?
Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Sigarayı bırakmak isteyen kişi
neler yapmalıdır?
Sigara neden zararlı?
Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı
nedir?Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi
olumlu gelişmeler olur?
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik kaygı
ve sorunlar nelerdir?
Akupunktur ile sigara nasıl
bırakılabilir?

Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar
vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli
kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra,
akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık
sağlayacaktır.
İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde
vardır. Bunlar beyinde
bulunur ve rahatlık, hoşluk,
keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde
insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da
çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz
acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak
sigara içenlerde serotonin
- endorfin salgılama işini
sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir.
Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya,
işte, açıklaması budur.
Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin
salgılama işini gerçekleştiremediğinden
vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra
eski görevini yapmaya başlar.
Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk
belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok
kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara
içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan
kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan
kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur
tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin
ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da
beyin eski otonomisini kazanır.

Akupunktur ile kaç seansta
sigara bırakılabilir?
Sigara bırakmak için 2 - 3 gün aralıklarla 5 -
7 vucut akupunktur seansı
yeterli olmaktadır artı kulağa takılan kupeleri 1
- 1.5 ay kadar kulanması tavsiye ediyorum. Tedavi süresince tek bir sigara dahi
içilmemesi ve nikotin preparatları (bant,sakız…gibi)
kullanılmaması gerekir. Aksi halde başladığımız noktaya
geri döneriz. Bağımlılık derecesi çok yüksek olanlar bu
uygulamadan çekinirler ve azaltarak bırakmak
istediklerini söylerler,fakat bu tedavi yardımıyla
bağımlılıktan kurtulmak çok zorlayıcı olmayacaktır ve
azaltarak bırakmak pek mümkün değildir.
Sigarayı bırakmak isteyen kişi
neler yapmalıdır?
Öncelikle kesin karar verdiğinden emin olmalıdır.Çoğu
zaman bir gün belirlemek ve buna hazırlanmak yararlı
olmaktadır. Tedaviye gelmeden önce en az 12 saat sigara
içmemiş olarak gelmesini özellikle tercih ediyoruz.
Çünkü 12 saat nikotin alamamış bir vücut bazı
reaksiyonlar gösterir ve muayene sırasında bu
reaksiyonlar kulak dedeksiyonunda patolojik noktalar
olarak sinyal verir, tedavi buna göre yapılır. Oysa 1-2
saat önce sigara içmiş bir insanda nikotin eksikliği
bulgularını tespit edemeyiz.
Sigara neden zararlı?
Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor.
İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği
düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950’li yıllara kadar
çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda
yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına
gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara
bağımlılığı AİDS’ten daha fazla insan ölümüne neden
oluyor
Sigara dumanında sağlık acısından zararlı 4000’den fazla
kimyasal madde bulunmaktadır.
B unların
bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın
sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan
maddeler ve katran da yine konserojen maddeler
arasındadır.
Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan
maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp
artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan
pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen
ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan
zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen
ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür.
Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi
artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi
çok daha zorlaşır.
Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu
kanıtlanmış hastalıkları şöyle sıralıyalım: Ağız
kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi
kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar
hastalıkları, ülser, mesane kanseri.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon
insan sigara içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si
sigara tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda sigara içen
kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış
olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek
nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son
rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi sigaraya
bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek
gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin sigaraya bağlı
olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz
daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın
hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz
fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması
şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların
da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara kullanımı
ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen
kanser türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok
daha az oranda görülen bir kanser türüdür.
İngiltere’de
yapılan bir araştırmaya göre günde 20 sigara’dan fazla
içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden
ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15’dir.
Bir de pasif içici kavramı var. Sigarayı içen kişi, eğer
filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı
maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki sigaranın
ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği
için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz
kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike
altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sigarayı içen
kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır.
Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve
zatürre gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık
yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri
açısından risk grubundadırlar ve ileride sigara içmeye
daha çok eğimli olurlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu
sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda sigara kullanımı
%50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere,
Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır.
Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu
ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri
pazarlarını büyütme çabası içindedirler.
Akupunktur tedavisi ile
sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
%90 - 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.
Sigarayı bırakan bir insanın
vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan
oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl
sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat
ve koku duyusu düzelir. C ilt
kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum
rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven
çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer
hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük,
nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski
%50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında
bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu
bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından
15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük cocuklar ve bebeklerin, solunum
yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.
Sigara içen bir kişiyi
bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
Fiyatın pahalı gelmesi.
Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.
Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki
yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili
olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir hastalığın
ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp
krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların
sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.
Sigarayı bırakmak isteyenlerin
yaşadıkları tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?
Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak
mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine
neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara
miktarı yine arttırılır.
Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini
hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür.
Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.
Çevre baskısı:
Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta
tekrar içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi
daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik
durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da
sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat
bırakacaklardır.
Katran ve
nikotin düzeyi düşük (light) sigara içmek: Bu
durumda genellikle günlük sigara adedi arttırılarak eski
nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten “tehlikesiz
sigara” yoktur.
Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği
birisi onu desteklemezse sigarayy bırakmaktan kaçar.
Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını suçlar. Oysa
sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur,
mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
Şişmanlama
korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların sadece 1/3’ü
kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan
daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten
kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak
alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma
alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte sigarayı bırakmaktan
dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra
normale döner.
Yoksunluk
belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik,
kızgınlık, huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin
bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir.
Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını
gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum
yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak
için görevlerini yerine getirmeye başlamasından
kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara bırakanların
2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde
şiddetlidir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar. |